Ladik-Samsun blogumuza hos geldiniz ** Welcome to our blog Ladik-Samsun ** Willkommen in unserem Blog Ladik-Samsun ** Welkom op onze blog Ladik-Samsun ** Bienvenue sur notre blog Ladik-Samsun ** Bienvenidos a nuestro blog Ladik-Samsun ** Bem-vindo ao nosso blog Ladik-Samsun ** Benvenuti sul nostro blog Ladik-Samsun ** selamat datang di blog kami Samsun-Ladik ** مرحبا بكم في بلوق Ladik - سامسون ** Добро пожаловать на наш блог Ладик-Самсун ** Velkommen til vores blog Ladik-Samsun ** Καλώς ήρθατε στο blog μας Ladik-Samsun ** ברוכים הבאים אל הבלוג שלנו Ladik-Samsun ** आपका स्वागत है हमारे ब्लॉग Ladik करने सैमसन **.

20 Ocak 2009 Salı

Teberoglu koyu

Teberoglu köyü



NÜFUSU: 290
HANE SAYISI:
62
TELEFON KODU: 782

İLÇEYE UZAKLIĞI: 18 KM

MUHTAR: SADIK BAYINDIR
BABA ADI: ŞERİF
DOGUM YERI/ TARIHI: LADIK/ 03.05.1953

TELEFON: 782 03 25




TARİHÇESİ


Muhtemelen Orta Asyadan gelen ve rivayetlere göre Gebze ye yerleşen pehlivanlardan birisinin civarda yapılan güreş müsabakasında üstün başarı göstermesi sonucu köy o pehlivana Teberru ( bağış ) edilmiş.Tahminen 250-300 yıl öncesine dayanan bu olay hakkında kesin bilgiye ulaşılamamıştır.

Diğer bir rivayete göre bu pehlivan Teber namlı yada isimli birisinin oğludur. Sonuçta, bir pehlivanın eski paşalardan yada paşalar-padişahlar zamanında yaşayan güreş sever Bir vatandaş tarafından hibe ( teberru ) edilen bir çiftlik olduğu kanaati ağır basmakta ve ismini de buradan aldığı ifade edilmektedir.

Yukarigölyazi Köyü

Yukarigölyazi Köyü



NÜFUSU: 45
HANE SAYISI: 12
TELEFON KODU:
İLÇEYE UZAKLIĞI: 7 KM


MUHTAR: MUHSIN ARI

BABA ADI: MUSTAFA
DOGUM YERI: LADIK
DOGUM TARIHI: 03.05.1954
TELEFON:



TARİHÇESİ

İlçenin en eski köyü olduğu sanılmaktadır. İlk yerleşen ailelerin Muslubaşoğulları, Akpaşaoğulları ve Dervişoğullarıdır. Muslubaşoğulları olarak bilinen sülalenin Musul’dan geldikleri, Musul Paşa nezaretinde yerleştirildikleri rivayet edilmektedir.

Yukarı İnoz olarak da bilinen köy, köy adlarının değiştirilmesinden sonra Yukarıgölyazı adını almıştır. Aşağıgölyazı arasındaki arazilerdeki kazı çalışmalarında eski kalıntılara (hamam, mezarlık, kilise vb.) rastlanması çok eski ve önemli bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.

Ladik Gölü’nün ve çevresindeki köylerin en güzel görüldüğü yerleşim yeri konumundadır.

Yumakli Köyü

Yumakli Köyü

YUMAKLI KÖYÜ



NÜFUSU : 140
HANE SAYISI :28
TELEFON KODU: 776

İLÇEYE UZAKLIĞI : 30 KM
MUHTAR : TEYFIK ÇÖPÇÜ

TELEFON : 776 00 88


TARİHÇESİ

Köy Kavak ilçesinin Emirli köyünden göç eden insanlar tarafından kuruldu. Uzun yıllar bu topraklarda rumlarla yöre halkı beraber yaşamıştır. Düğünleri ve cenazeleri beraber yaparlarmış. Kurtuluş Savaşı yıllarında Rumların yaptıkları taşkınlık ve zulumlere dayanamayan köy halkı Rumlar'ı joplarla köyden uzaklaştırmışlardır. Bu sebapten ötürü köy halkına Jopçular denilirmiş. Cumhuriyetin ilanından sonra Soyadı Kanunu ile Jopçular ismi Çöpçü olarak soy isim olarak verilmiştir. Köyün büyük çoğunluğu çöpçü soyadını almıştır.

Köyde Yakışan, Seyrek, Varlı soyisimleride kullanılmaktadır. 1990'lı yıllardan itibaren köy nufusu tarımdaki zorluklardan ötürü ve değişen yaşam şartlarından dolayı büyük şehirlere göçler olmuştur. Bu göçün en fazla olduğu il Osmanlı Devletine Yıllarca Başkentlik yapan Bursa ilidir. Bursa Emek mahallesine yerleşmişlerdir.

Kültür

Köy gelenek ve göreneklerine bağlı düğün törenleriyle farklı bir yaşam tarzına sahiptir. Geleneksel karadeniz yemekleri ile cevrede meshurdur. Ayrıca insanının sıcak kanlılığı ile ayrı bir cazibeye sahiptir.

Fotograflar

Photobucket Photobucket Photobucket Photobucket Photobucket Photobucket Photobucket PhotobucketPhotobucket Photobucket Photobucket Photobucket Photobucket Photobucket Photobucket

Yuvacik Köyü

Yuvacik Köyü

Yuvacik Köyü



Nüfusu: 100
Hane Sayisi: 20
TELEFON KODU: 776

Ilceye Uzakligi: 32 km
MUHTAR: MEVLÜT UZUNKAVAK

TELEFON: 776 00 02


Tarihcesi

İlçeye en uzak köylerimizdendir. Geçim kaynağı tarım ve orman ürünleridir. Köye ilk olarak 100-150 yıl önce Sakarya Kahya Uşakları yerleşmiştir. Önceki adı “Cüremen” olup sonraları “Yuvacık” olarak değiştirilmiştir.


Köy fotograflari

SEYIT AHMET-I KEBIR ER-RIFAI HAZRETLERI

SEYİT AHMET-İ KEBİR ER-RİFAİ HAZRETLERİ


Doğum yeri ve zamanı ile ilgili kesin bilgiye ulaşılamayan Seyit Ahmet-i Kebir er-Rifai Hazretleri, 1118 yılında Basra şehrinde dünyaya gelen, Rifai tarikatının kurucusu Seyit Ahmet-i Kebir er-Rifai Hazretlerinin, büyük ihtimalle, torunlarından, halifelerinden, dervişlerinden, müritlerinden veya müntesiplerinden (bağlılarından) biridir.

Prof Dr. İsmail Erünsal ile Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak tarafından bir kitap halinde yayınlanan Elvan Çelebi’nin Menakıb’ul-Kudsiyye fi Menasıbi’l-Ünsiyye adlı eserinde belirttiğine göre Seyit Ahmet Hazretleri Orhan Gazi zamanında Horasan’dan Anadolu’ya gelir ve burada bir müddet yaşadıktan sonra 63 yaşında vefat eder.

Nitekim, tarikatın kurucusu olan Seyit Ahmet-i Kebir er-Rifai’den ayırmak için Lâdik’teki “Seyit Ahmet-i Kebir er-Rifai” ye “Küçek (küçük) Seyit Ahmet Rifai” denilmektedir. Gavsu’l-Azam Abdulkadir Geylani’nin neslinden olduğu, I. Abdulhamid devrinde yenilenen türbe üzerindeki kitabesinden anlaşılmaktadır.

Kitabe metni şöyledir:

Evliyâ-i tâcü tahtın kutbi Şah Abdülhâmid
Kim ana olmak diler İskender-i Dar’a mürid
Hem anın baş Çühedar-ı Seyyid Abdullah Ağa
Hazret-i Nuri Efendi zâde ol merdi resîd

Gavs-ı Azam Şeyh Abdulkadîr-i dir nesli hem
Seyit Ahmet Hâle olmuştur nesebe ol hafîd
Şimdi anın türbesin himmetle tecdid eyledi
Beyti mâmur oldu dersem de sâf-ı Nur-u Ahmed

Hak Teala hörmeti için ol veli ....nin
Hazret-i Şah-ı Cihanın ömrünü kılsın mezid
Hâle muhtaç oldu mahza kâli birle eyleme
Bu mücedded türbenin seridesin küfdesin?
Dehina üryân-ı sevb kaale yaz tarihini


Seyit Ahmet Hâle gel bu türbedir leys-i cedid 1045 H.?/ 1635 M.


Yaşadığı yıllar ve vefat tarihi hakkında kesin bilgi olmamasına rağmen ,yaşadığı devir hakkında ipuçları veren kayıtlar bulunmaktadır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

Ahmed Eflâkî’nin “Ariflerin Menkıbeleri” adlı eserinde, Seyit Ahmet Kuçek Rıfai hakkındaki menkıbelerde onun, Sultan Veled’in oğlu ve Mevlevi Tarikatının IV. Postnişini olan Ulu Arif Çelebi ile görüştüğü kesin olarak ortaya çıkmaktadır.

Ayrıca, Seyit Ahmet er-Rifai Hazretlerinin Konya’ya gittiği, ateş, şiş ve gürzlerle gösteri yaptığı ve bu zikir şeklini Mevlana’nın kızının çok beğendiği belirtilmektedir. O halde hem Mevlana, hem de torunu Ulu Arif Çelebi ile çağdaş olduğu, 1250-1335 tarihleri arasında yaşadığı söylenilebilir.

Ünlu tarihçi İbn Batuta da 13. yüzyılda Anadolu’ya yaptığı seyahatte Küçek Seyit Ahmet-i Rifai ile karşılaştığını yazar.

Prof Dr. Ahmet Yaşar Ocak, “Menakıb’ul-Kudsiyye fi Menasıbi’l-Unsiya” adlı makalesinde, Seyit Ahmet Hazretlerinin II. Osmanlı hükümdarı Sultan Orhan Bey zamanında yaşamış olduğunu kabul etmektedir.

A.Gölpınarlı, Seyyid Ahmet Hazretlerinin, Amasya’da Ulu Arif Çelebi ile görüştüğünü bildirmektedir.

Seyit Ahmet-i Kebir’in Lâdik’te olduğunu belirten, “Vakıflar Genel Müdürlüğü Kültür ve Tescil Dairesi Başkanlığı ” arşivinde , şahsiyet kayıtları da halen mevcuttur.

490 Numaralı Amasya Muhasebe Defteri’nin 511. sayfasında: “Vakf-ı Zaviye-i Kutb’ul-Arifin ve Gavsü’l-Vasilin es-Seyyid Şeyh Ahmed-i Kebir Kasaba-i Lâdik. 1124 H./1712 M.” tarihi tesbit edilmiştir.

“ Genel Ahbar “adlı eserden ,Seyit Ahmet Hazretlerinin 63 yıl ömür sürdüğü, 40 yıl seyahatle ve dünya işlerinden ayrılıp ilimle meşgul olduğu ve kendi yaptırdığı camide gömülü olduğu anlaşılmaktadır. Caminin vakfiyesi 1351 tarihlidir. (Şu anda bu cami ile ilgili bir kalıntı yoktur). Yaya olarak 7 defa hacca gittiği ve Kur’an-ı Kerim’i ömrü boyunca 1.000 kere hatmettiği yine aynı eserde belirtilmektedir.

TAYYAR MEHMET PASA

TAYYAR MEHMET PAŞA

IV.Murat zamanında sadrazam olan Tayyar Mehmet Paşa, Yenibey sülalesinden, Nasuh Paşa Kethüdası (Uçar) Mustafa Paşa’nın oğludur. Birçok vilayette mutasarrıflık (Valilik) yapmıştır. Asilere karşı yiğitlik gösterdiğinden “ Tayyar” (uçar) lakabını alır.1048’de Diyarbakır muhafızı iken, İstanbul’da baş vezir olur.

Bağdat’ın fethi sırasında alnından vurularak şehit edilir. Şehit olduğu haberi IV Murat Han’a verildiğinde hükümdarın “Ah Tayyarım, Bağdat gibi bin kaleye değerdin!” deyip gözyaşlarını tutamadığı söylenir.

UCAR MUSTAFA PASA

UÇAR MUSTAFA PAŞA

Tayyar Mehmet Paşa’nın babasıdır. Lâdikli Yenibey sülalesindendir. Bağdat valisi iken , Safevilerin istilası sırasında şehit düşmüştür.Mezarı, Bağdat’a 4 km uzaklıktaki Azamiye kasabasındadır.

TAYYAR AHMET PASA

TAYYAR AHMET PAŞA

Tayyar Mehmet Paşa’nın oğludur. IV. Mehmet devrinde valilik yapmistir. Köprülü Mehmet Paşa zamanında, 15 vali ve 50 sancak beyi ile birlikte isyana katılır, daha sonra 31 isyancı ile birlikte katledilir. Tarihte meşhur Köprülü Mehmet Paşa’yı yetiştirmiştir.

BAYRAM PASA

BAYRAM PAŞA

İstanbul Bayrampaşa semtine adını verdirten Bayram Paşa, aslen Lâdiklidir. Babası Kurt Ağa’dır. Yeniçeri ocağında yetişmiş ve I. Ahmet’in kızlarından Hamza Zade Sultan’la evlenmistir. IV. Murat zamanında kubbe vezirliğinden İstanbul Kaymakamlığına getirilir. Budin ve Mısır valiliklerinde bulunmustur.

MUSIKISINAS LADIKLI MEHMET EFENDI

MUSİKİŞİNAS LADİKLİ MEHMET EFENDİ

İsrafilzadeler ailesindendir. Hangi tarihte doğduğu konusunda kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır. Osmanlı şehzadelerinden Yıldırım Bayezit’in hocalığını yapar. Batı musikişinasları arasında ün salar.

Mehmet Efendi’nin “Zeybül Elhan fi İlmi’t-Tealifi Velezan” namında musikî kurallarını açıklayan bir eseri vardır. Bu kitap İstanbul’da Nuri Osmaniye Kütüphanesinde bulunmaktadır.

İkinci eserini, Sultan Beyazıt’ın Akkirman Kalesini fethettiği dönemde yazdığı için eserinin adını “Fethiyye” diye adlandırır. Eserin bir nüshası halen Bağdat Kütüphanesinde bulunmaktadır.

Mehmet Efendi musikîde kullanılan mulayim buudlarını (muzikle ilgili terim...) Hicri 889 tarihinde yazdığı halde, Avrupalı sanatçılar bunu daha sonra fark etmişlerdir. Mehmet Efendi, Hicri 915 senesinde vefat etmiş ve Amasya’ya gömülmüştür.

18 Ocak 2009 Pazar

AK Parti Ladik adayi aciklandi

AK Parti Ladik adayı açıklandı


AK Parti Samsun İl Başkanlığı'nca 17 ilçe belediye başkan adayı, yüzlerce partilinin katımıyla açıklandı.


AK Parti, 29 Mart yerel seçimlerinde Samsun'da ilçe belediyelerinde başkan adaylarını belirledi. Atakum Belediyesi Kültür ve Eğlence Merkezi'nde gerçekleştirilen ve yüzlerce partilinin katıldığı aday tanıtım toplantısında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Yusuf Ziya Yılmaz, birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Kampanya döneminde adaylara uyarılar yapan Yılmaz, adaylardan israftan kaçınmaları, çevre ve gürültü kirliği yapmamalarını istedi. Rakiplerin asla küçümsenmemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, demokratik ortamda seçim çalışmalarının yürütülmesinin önemini vurguladı.


AK Parti Samsun İl Başkanı Ali Akyüz, parti genel merkezinde ciddi bir çalışmanın yürütüldüğünü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gece-gündüz demeden çalışarak en iyi adayı belirlemeye çalıştığını belirti. Akyüz, "Hizmette bulunan ve aday gösterilmeyen başkanlarımıza cani yürekten teşekkür ediyoruz. Onların yaptıkları çalışmalar ülkemize halkımıza büyük kazanımlar getirdi. Yerel seçimlerde adaylarımızla tüm belediye başkanlıklarını yeniden kazanacağımıza inanıyorum" dedi.

Toplantıda AK Parti Samsun Milletvekilleri Fatih Öztürk, Ahmet Yeni ve Mustafa Demir de birer konuşma yaptı. Daha sonra Ali Akyüz, tek tek belediye başkanlarının ismini okudu ve tanıttı. Törende renkli görüntüler de yaşandı. Destek verdikleri belediye başkan adayının yanında olmak isteyen sevenleri salonu coşturdu. Çalınan müzik eşliğinde göbek atan bayanlar, dakikalarca oynadı. Adayların açıklanmasının ardından ise tüm adaylar el ele tutuşarak partilileri selamladı.

AK Parti'nin Samsun ilçe adayları ise şöyle: “Süleyman Kaldırım(İlkadım), Adem Bektaş(Atakum), Osman Genç(Canik), Hüseyin Dündar(Çarşamba), İbrahim Sadık Enis(Vezirköprü), Zihni Şahin(Bafra), Ahmet Yirmibeşoğlu(Terme), Murat İkiz(Havza), Hasan Togar(Tekkeköy), Bahri Kesici(Kavak), Halil Akgül (Salıpazarı), İbrahim Yüce(Asarcık), Radi Şen(Yakakent), Mustafa Beril(Ayvacık), Sadi Uyar(Alaçam), Kemal Kaplan (Ladik) ve Osman Topaloğlu(19 Mayıs).”

13 Ocak 2009 Salı

Av tufegi ile acilan ateste yaralandi

Av tüfeği ile açılan ateşle yaralandı

Ilçemizde silahlı saldırıya uğrayan bir kişi hastanelik oldu.

Edinilen bilgiye göre, Tüfekcidere Mahallesi'nde meydana gelen olayda, kimliği belirsiz kişi veya kişilerin av tüfeğiyle açtığı ateş sonucu sol dizinden vurulan Sezgin E.(23), Ladik Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk müdahalesinin ardından Amasya Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Soruşturma sürdürülüyor.

Gol uzerinde bisiklet keyfi !

Göl üzerinde bisiklet keyfi !

Ilçemizde hava sıcaklığının eksi 10 dereceye düşmesi sonucu Ladik Gölü tamamen dondu. Vatandaşlar, donan gölün üzerinde bisikletle gezmenin keyfini yaşadılar.

Ilçemizde bulunan ve biyolojik zenginlik açısından önemli sulak alanlardan biri olan Ladik Gölü, hava sıcaklığının azalmasıyla birlikte tamamen buz tuttu. Göldeki buzlanma ekolojik yaşamı da olumsuz yönde etkilerken, hava sıcaklığının eksi 10 dereceye kadar düşmesi ve ayazla birlikte tamamen donan gölde çok sayıda balık da öldü.

Buz kalınlığının yer yer 25 santimetre olduğu göl üzerinde Ladikliler ve gölün buz tuttuğunu duyup ilçeye giden vatandaşlar, bisikletle gölün üzerinde gezmenin keyfini
yaşadılar. İçinde ve çevresinde 40 çeşit kuş türünü barındıran Ladik Gölü'nün donması nedeniyle bazı su kuşlarının ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı belirlendi.
Ladik Gölü'nde her yıl bu aylar başlayan buzlanmanın 2 ay boyunca devam ettiği biliniyor. Vatandaşlar şuan 25 santim olan buzun kalınlığının bir ay içinde 40 santime kadar ulaşabileceğini söylediler.

Peynir ekmek zehirledi

Peynir ekmek zehirledi

Ladik ilçemizde yedikleri peynir ekmekten zehirlenen karı-koca hastanelik oldu.

Edinilen bilgiye göre, Akpınar Mahallesi'nde meydana gelen olayda, evlerinde yedikleri peynir ekmekten zehirlenen Cezmi Ö.(49) ve eşi Nurcan Ö.(46), Ladik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Karı-koca ilk müdahalelerinin ardından hayati tehlike kaydı ile Samsun Mehmet Aydın Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Soruşturma sürdürülüyor.

12 Aralık 2008 Cuma

Sivas vilayeti salnamelerinde Ladik

SİVAS VİLAYETİ SALNAMELERİNDE LÂDİK

Bir senelik hadiseleri göstermek üzere tertip olunan eserler hakkında kullanılan bir tabirdir. Sene, yıl demek olan “Sal” ile mektup, kitap manasına gelen “name” kelimelerinden mürekkep olan bu tabirin tam karşılığı “yıllık”tır. [1] Salnameler hususi olduğu gibi resmi olarak ta yayınlanmıştır.

Resmi salnamelerde memleketin teşkilatı gösterilmekte, siyasi ve iktisadi hayat hakkında genel bilgiler verilmektedir. Osmanlı Devleti, ilk resmi salnameyi 1263 (Miladi 1847) yılında yayınlamıştır. İlk senelerde yüz küçük sayfayı aşmayan salnameler, sonraları iki üç yüz , en nihayet yedi sekiz yüz sayfayı bulmuş ve 1328 (Miladi 1912) yılına kadar da muntazaman yayınlanmıştır.

Devlet tarafından yayınlanan bu umumi salnamelerde devletin resmi teşkilatı; merkezdeki tüm resmi görevlilerin, taşrada vilayet ve sancaklardaki görevlilerin makam ve isimleri, tayin tarihleri, rütbeleri ve nişanları gösterilmiştir. Ayrıca birtakım takvim bilgileri, Osmanlı Devletinin kuruluşundan o ana kadar ki padişahların saltanat süreleri ve önemli tarihi olayları içeren bilgiler de verilmektedir.

Umumi salnamelerin dışında, yine resmi mahiyette olmak üzere nezaret ve vilayetlerde salnameler çıkarmışlardır. Her kurum kendisinin çıkardığı salnamelerde, kurumun teşkilat yapısının yanında alanıyla ilgili genel malumatlar vermektedir. Vilayetlerce hazırlanan salnamelere “Vilayet Salnameleri” denilmiştir.

Vilayet salnamelerinde vilayet merkezi, sancak merkezi ve kazalardaki resmi tüm görevliler şematik olarak isim, makam ve rütbeleriyle gösterilmiştir. Bunlara ilaveten, vilayetin tarihi, ekonomik ve sosyal yapısıyla ilgili genel bilgiler de verilmektedir.

Lâdik kazasının 1925 yılına kadar bağlı bulunduğu Sivas Vilayetince de, Hicri 1287 (Miladi 1870), 1288 (Miladi 1871), 1289 (Miladi 1872), 1293 (Miladi 1876), 1298 (Miladi 1881), 1300 (Miladi 1883), 1301 (Miladi 1884), 1302 (Miladi 1885), 1304 (Miladi 1887), 1306 (Miladi 1889), 1308 (Miladi 1891), 1321 (Miladi 1903) ve 1325 (Miladi 1907) [2] yıllarına ait 13 adet salname yayınlanmıştır. Sivas Vilayetinin resmi yayını olan bu salnameler incelenerek Lâdik Kazasıyla ilgili bilgiler aşağıya çıkarılmıştır.

1287 (Miladi 1870) Yılı Salnamesinde Lâdik

Meclis-i İdare
Reis : Kaymakam Ahmet Efendi
Azalar : Naib Ali Rıza Efendi - Müftü Ahmet Efendi - Ali Rıza Efendi - Bedros Ağa
Mal Müdürü : Mehmet Efendi
Tahrirat Katibi : Abdullah Efendi

Meclis-i Deavi
Reis : Naib Efendi
Azalar : Ali Efendi - Hoca Karabet - Efrim Ağa - Nüfus Mukayyidi Efendi
Katip : Abdulhalim Efendi

Emlak Komisyonu
Reis : Vukuat Katibi Ahmet Efendi



Lâdik Kazasının Nüfusu

................... Müslüman Nüfus - Müslüman Olmayan Nüfus - Köy ve Mahalleler

Nefs-i Lâdik _____801 _______________80 ________________8
Köyler ________2401 ______________700 ________________67
Havza ________3690 ______________862 ________________62

Yekun ________6892 _____________1642 ________________137



Bazı İçtimai Bilgiler ____Adet
İslam Mektebi __________13
Talebe (Çocuk) _________247
Cami ________________46
Mescit _______________53
Medrese _______________2
Hatipler ______________45
İmamlar _____________ 93
Müderris ______________ 2
Talebe-i Ulum Miktarı _____20



Hazırlayan: Rasim EROL

Başbakanlık Devlet Arşivleri genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Sultanahmet / İSTANBUL

[1] Mehmet Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü
[2] 1293 ve 1321 yıllarına ait Sivas Vilayeti salnamelerine ulaşamadık. 1293 yılına ait olan Türk Tarih Kurumu Kütüphanesinde, 1321 yılına ait olan ise Ankara Milli Kütüphanede mevcuttur.